Türkiye Paris İklim Anlaşması’nı neden onaylamıyor?

Türkiye, bir yandan orman yangınları ve sel felaketleriyle diğer yandan da kuraklıkla mücadele ediyor. Uzmanlara göre iklim değişikliğinin tetiklediği bu felaketlerin sayısı ve şiddeti, önlem alınmazsa giderek artacak. Peki, Türkiye’nin iklim değişikliğine yönelik somut bir politikası var mı? Paris İklim Anlaşması’nı neden onaylamıyor?

Türkiye ,Paris anlaşmasına imza atıp onaylamıyan 6 ülkeden biridir.

Doç.Dr.Barış Karapınar Boğaziçi Üniversitesi Ekonometri ve Ekonometri Merkez Üyesi : Küresel facia olan iklim krizi,küresel düzeyde politikalarla belirli bir düzeye gelebilir.Hükümetlerarası iklim değişikliği 6 ncı değerlendirme raporu yayınlandı.Bu raporda çok çarpıcı bilgiler,bulgular var.Örneğin atmosferdeki karbondioksit yoğunluğu son 2 milyon yıldaki en yüksek seviye de olduğu belirtiliyor.Yine aynı şekilde gözlemlenen sıcaklığın 1850 yılından bu yana son beş yılda gözlemlere göre ensıcak olduğu söyleniliyor.

1980 lere göre aşırı iklim olaylarının sıklığı yaklaşık %300 seviyesinde arttı.Bunların yarattığı ekonomik zararlar dünya genelinde 350 milyar dolar seviyesinde diyebiliriz.Son zamanlarda yaşadığımız meterolojik olaylar süpriz değildir.

Aşırı iklim olaylarının sıklığının ve yoğunluğunun arttığını da raporda belirtiliyor.Türkiye İklim değişikliğinden en fazla etkilenen ülke.Diğer bölgelere nazaran orman yangını,seller,kuraklıktan enfazla etkelenen bir ülkedir.Son günler de yaşadıklarımız aslına başlangıçtır.

G-20 Ülkeleri emisyonların %80’ini oluşturduğundan,emisyon azaltıcı çok ciddi adımların bu ülkelerden gelmesi lazım.Paris anlaşması 191 ülke tarafından imzalandı.Türkiye onaylamayan 6 ülkeden biri.OCED ülkeleri anlaşmanın başında belli bir grup altında toplandı.Türkiye’de OCED ülkesi olduğu için bu grupta yer aldı.Paris anlaşması bütün ülkelere sorumluluk yükleyen bir anlaşma.Ancak Türkiye finansal erişimlere OCED Ülkesi olması nedeniyle kısıtlı olması nedeniyle taraf olmaktan uzak duruyor.Anlaşmayı onaylamadığı için sistem dışında gözüküyor.Müzakereler içinde olmakla beraber yönlendirme potansiyelini kaybetmiş durumda.

Paris anlaşmasını onaylamak demek,bu konuda ciddi adımlar atacağız demektir.Siyasi eğilimi belirlemedikten sonra dış yatırımcılar için çekici ülke konumunda değiliz.İçerdeki aktörler içinde yönlendirici olamıyorsunuz.

Prof.Dr.Levent ŞAHİN İstanbul Politikalar Merkezi İklim Değişikliği Koordinatörü ;Bu atmosferle pazarlık etmek gibi bir şey.Doğa ile pazarlık yapamazsınız.Fizik yasaları ile pazarlık edemezsiniz diyor.İklim değişmese de Atlantikte kasırga olur,Akdeniz havzasında ormanlar yanar,kentlerde aşırı yağışlar,seller olur.Bir bütün olarak iklim krizi,sıcaklıkların aşırı artması ve kuraklıklar ,bu felaketin şiddetini , sıklığını ve yarattığı yıkımı arttırıyor.İklim değişikliği için mücadele de net olamıyorsunuz.

İklim krizinin faili insandır.İklim krizini bu hale getiren,fosil yakıtları hiç durmadan yakmaya devam eden insan.İklimi biz değiştiriyoruz .Hiçbir şey olmamış gibi yaşamaya devam ediyoruz.

Türkiye’de iklim değişikliği ile mücadele etmezseniz kuraklığı önliyemezsiniz.Bütün fosil yakıtlı politikaları sürdüreceksiniz,emisyonları sıfırlayıcı,azaltıcı politikalar sürdürmiyeceksiniz,sonra da kuraklık olmasın diyemezsiniz.Bununla ne aşırı sıcakları önliyebilirsiniz ne orman yangınlarını,ne de kuraklığı önliyebilirsiniz.

Yapılması gereken tek şey fosil yakıt kullanımına son vermek,emisyonları sıfırlamak ve iklim değişikliğini durdurmaktır.

Zamanımız kalmadı.

Eren Can İLERİ İklim aktivisti : İklim faciası,hem gelecek nesillere,hem de en kırılgan toplumlara, gelişmekte olan ülkelere büyük bir hakszlıktır.Bu faciayı çözmemek için gereğini yaptık.Yapmamaya devam ediyoruz.Yani eylemsizlikle, hareketsizlik ,kararsızlıkla,inkarla ve vaktimiz var diyerek bu krizi çözemezsiniz.Artık geri dönülemez bir noktaya geldik.Dünyamızı yaşanabilir tutmak için çokaz vaktimiz kaldı.

Hükümetlerarası iklim değişikliği 6 ncı değerlendirme raporuna göre; gelecek 9 sene içinde 130 milyon kişi iklim yüzünden aşırı yoksulluğa mahkum olacaktır.2050 yılına kadar 80 milyon kşişi açlığa girecektir.410 milyon kişi susuzluğa mahkum kalacaktır.Bu facianın ön cephesinde yer alan kıyı kentlerinde yaşayan 100 milyonlarca insan giderek sıklaşan,giderek daha ölümcül hale gelen fırtınalar,seller ile karşıya karşıya kalacak ve su kıtlığı yaşayacaktır.

İklim faciası,ancak küresel düzeyde politikalarla önlenebilir.Paris anlaşması iklim değişikliğinin etkilerini önemli ölçüde düşürebileceğini dikkate alarak,sıcaklığın artışını 1.5 derece sınırlandırması yönünde ortaya konulmuş,yasal bir anlaşmadır.

Türkiye’nin enerji konumunda Kömürün ayrı bir yeri vardır.Paris anlaşması onaylanınca,kömür gibi fosil yakıttan çıkılacağı için büyük bazı holdinglerin menfaatlerine aykırı gelecektir.Yapılacak tek şey sera gazı salımını durdurmaktır.

KAYNAK : https://www.dw.com/tr/t%C3%BCrkiye-paris-iklim-anla%C5%9Fmas%C4%B1n%C4%B1-neden-onaylam%C4%B1yor/av-59114761?fbclid=IwAR3uNxdeJvygnLprKDFI3ulzEwMnRqFne3He6yYkDR99K4-UwVd8krRRQa8

HABER : BÜLENT ÖZGEN

Social Share Buttons and Icons powered by Ultimatelysocial