“Nükleer bilirkişileri cezalandırın, tarafsız heyet oluşturun!”

Mersin’deki nükleer santralinin zeminin çökeceğini öngöremeyen bilirkişilerin Sinop için de seçilmesi isyan ettirdi:

Mersin Akkuyu Nükleer Santral inşaatı yargılamasında davacı dernek ve destek veren akademisyenler, mahkemece seçilen bilirkişi heyetini keşif sırasında zeminde karstik boşluklar olduğu ve bölgede şiddetli bir deprem olabileceği konusunda uyardı. Hazırlayacakları raporda bu duruma yer vermelerini istedi. Bu konuya dava dilekçesinde de bilimsel dayanaklarla yer verildi. Ancak, bilirkişi heyeti Akdeniz çevresinde 500 milyon nüfusu ilgilendiren bu yaşamsal tespiti görmezden geldi. Sahada da karot alarak zemin incelemesi yapmadı. Küresel çapta faciaya yol açan Fukişima kazasına yol açan deprem ve tsunami tehdidi, Akdeniz kıyısında inşaatı süren Akkuyu Nükleer Santrali davasında dikkate alınmamış oldu.

Akkuyu’da zemine beton dökülürken, derin çatlak ve çökmeler oluştu. Bu durum,  56 bin ton ağırlığındaki nükleer reaktör ağırlığını mevcut zemin yapısının taşıyamayacağına dair bilimsel tespitleri güçlendirdi.

Durum böyle iken Akkuyu’daki Santrale ‘yeşil ışık’ yakan 15 bilirkişiden 7’si Sinop Nükleer Santraline karşı açılan davaya da atandı. Davacı sivil toplum kuruluşu ve avukatlar mahkemenin bu tavrını tepkiyle karşıladı.  

Gönüllü Avukat Atal, Akkuyu’taki bilirkişi keşfinde yörenin depremselliğini, zemindeki karstik boşlukları seçilen bilirkişiye anlatırken

Davadaki traji-komik durum bununla da sınırlı kalmadı.

İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNDEN KAYNAKLI DENİZ YÜKSELMESİNİ GÖRMEZDEN GELDİLER
Temmuz 2018’de zemin çatlamış, inşaat alanına deniz suyu sızmıştı

Bilirkişi heyet raporunun 203. sayfası 24 no’lu paragrafında”(…) tsunami çalışmalarında bölgede en yüksek dalga boyunun 7 metre civarında olabileceği belirtildiği, bu durumun 10 metreyi aşmamasından dolayı tsunami riskinden söz edilemeyeceği, iklim değişikliği sürecinde deniz seviyesi yükselse bile tsunami oluşturacak bir seviyeye hiçbir zaman ulaşılamayacağı ”  ifadesi kullanıldı.

Doğu Akdeniz Çevre Dernekleri Gönüllü Avukatı İsmail Hakkı Atal; “iklim değişikliği nedeniyle deniz seviyesinin KALICI olarak yükselmesi riski -tsunami nedeniyle deniz seviyesinin geçici  yükselip geri çekilmesi “farklılığını, 15 fen bilimci profesör bilirkişinin bilmemesi / bilememesi  söz konusu olamayacağına göre, heyetten birilerinin hazırladığı raporu diğer bilirkişilerin okumadan imzaladığı ya da okumuşlarsa bilimsel ehliyetlerinin ve akademik bilgilerinin eksik olduğunun ortaya çıktığını söylüyor.

Avukat Atal, bu hususlar doğrultusunda Akkuyu davasında görev yapan 15 kişilik bilirkişi heyetini ( içinde Sinop Nükleer davasında görevlendirilen 7 bilirkişinin de olduğu ) Yüksek Öğretim Kurulu Başkanlığına şikâyet ettiklerini açıkladı. Bilirkişilerin, YÖK Kanunu ve ilgili maddeleri doğrultusunda cezalandırılmaları, bilirkişilik görevlerinden men edilmeleri için şikâyet ve idari başvuruda bulunuldu.

 Atal açıklamasında; Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin teminat altına aldığı adil yargılanma hakkı Sinop Nükleer santrali ÇED İPTAL davasının 7 Haziran 2021 tarihinde yapılması planlanan keşfin ertelenmesini ve akademik bilgileri ve bilimsel ehliyeti yeterli, tarafsız bir heyetin teşkil edilmesini talep etti.

Social Share Buttons and Icons powered by Ultimatelysocial