İnay Köylüsü Kazancı madenden geriye; ölen hayvanlar, anormal doğumlar, kuruyan bağ ve bahçeler kaldı!

Kazdağı ve Murat Dağı çevre gibi gibi çevre, tarım ve sağlık için önemli coğrafyalarda kurulmak istenen altın madenlerine karşı duyarlı yurttaşlar direniyor. Türkiye’de siyanürlü altın madenciliğinin etkilerinin yaşandığı iki yer İzmir -Bergama ve Uşak-Kışladağ. Her iki yörede de işletmesi tamamlanmış madenler bulunuyor. Maden açılmak istenen yerlerde neler olacağını, Bergama ve Kışladağ’ın bugünkü haline bakarak anlayabiliriz. Tüm mücadele de zaten Anadolu’nun temiz coğrafyaları, bir Bergama, bir Kışladağ gibi zehirlenmesin diye. Türkiye Çevre Ağı’nın yayımladığı zehirlenmiş coğrafyalardan şahitliklere dair röportajlara bir yenisi ekleniyor. Türkiye’nin en büyük altın madeni işletmesinin bulunduğu Uşak’ın İnay Köyünde çiftçilik yapan Köksal Kazancı, madenin tarım ve insan sağlığı üzerine etkilerini anlattı. Madenin 2006’da ilk olarak köylünün arazisinden su borusu geçirmek isteğini ancak kendilerinin buna izin vermediklerini hatırlattı. Bunun üzerine su hattının Hazine arazilerinden geçirildiği ve bu süreçte devlet temsilcilerinin baskısıyla karşılaştıklarını dile getirdi. “Biz havamızı, toprağımızı suyumuzu korumak için direndik” dedi.

İnay Köyünde ölen koyunlar

Kazancı, siyanürün havaya ve yakınlarındaki dereye karışarak bölgeye büyük zarar verdiğini ifade ediyor. Kendi hayvanlarında ve diğer besicilerde hayvan ölümleri, ölü ve anormal doğumlar gözlendiğini belirtiyor. Kazancı ayrıca madende yaşanan patlamalardan sonra yöredeki bağ, meyve ağacı ve tarım arazilerinden kısa sürede yanma ve kurumalar yaşandığını dile getiriyor. Kışladağ’da yaşananları şahidinin ağzından dinleyin:

İnay Köylüsü, maden açıldıktan sonra yaşadıklarını anlattı.

Social Share Buttons and Icons powered by Ultimatelysocial