Kuzey Ege Körfezinde Ekolojik Yıkım

Çanakkale’nin Kirazlı Köyü’nde Kanadalı Alamos Gold şirketi tarafından yürütülen altın madeni çalışmalarında yaşanan ağaç/doğa katliamını protesto için tüm Türkiye’den geniş bir katılımla protesto eylemi geçtiğimiz gün gerçekleşti.

Kuzey Ege Haritası

Gelinen aşamada bile binlerce ağaç katledildi. Bu eylemlerle belki kesilen ağaçları kurtarmak mümkün olmasa da, oluşacak kamusal duyarlılık bu tür projelere engel olabilir.

Dünkü eylemde siyasilerle sivil toplum duyarlılığının doğal eklemlenişi, gelecekte ortak bir siyasallaşma için umut vermiştir. Bu önemlidir çünkü, geleceğin siyaseti demokrasi, özgürlükler, adalet, eşitlik ortak kesininde ortak dertleri, duyarlılıkları olan herkesin buluşması ile inşa olacaktır.

KATLİAM HER YERDE

Önceki akşam 1. Burhaniye Kitap Fuarı kapsamında yayınevim Siyah Beyaz standında Silivri’den Özgürlüğe kitabım için bir imza gününe katıldım. Bütün bu süreçte yalnız olmadığımı bir kez daha görüp, mutlu oldum.

Kitap imzalatanlardan bir grup Burhaniye Çevre Platformu üyeleri idi. Onlar, bölgedeki tek katliamın Kirazlı Köyü’nde olmadığını ifade ettiler.  Ve Burhaniye/Edremit Körfezi’nde yaşanan başka bir çevre/doğa katliamına, ekolojik yıkıma dikkat çektiler: TÜMAD İVRİNDİ ALTIN MADENİ.

Aşağıda hem Tümad İvrindi Altın Madeni hakkında genel bilgi ve ardından Burhaniye Çevre Platformu’nun başlattığı imza kampanyası metni var.

Öyle görünüyor ki, Kuzey Ege tamamen tehdit altında. Ve buna dur demek bizim elimizde; hepimizin elinde. Dün Kazdağları’nda buna dur demek için güçlü bir irade ortaya kondu. Devamının gelmesi hepimizin elinde.

TÜMAD İVRİNDİ ALTIN MADENİ HAKKINDA BİLGİ

Şirketin adı TÜMAD Madencilik San. Ve Tic.AŞ. Nurol Holding’in bir şirketi. Madenin yeri Balıkesir İli İvrindi İlçesi Değirmenbaşı Mah.(köyü), Küçük Ilıca Mah.(köyü) ve Burhaniye İlçesi Karadere Mah.(köyü), Korucaoluk Mah.(köyü). Maden Değirmenbaşı ve Küçük Ilıca köylerine 3-4 km. Diğer köylerin ise yazın yaşadıkları, tarım yaptıkları yaylalarına çok yakın.

Proje alanı orman ve tarım alanlarından oluşmakta. Proje alanında hava kirliği yok. Proje alanı kentsel alanlardan uzak sayılabilecek kırsal bir alan içerisinde.

İlk ÇED başvurusu 2015 yılında yapılmış ve gerçekleşmiş. O dönemde ne yazık ki gereken refleks gösterilememiş. Ruhsat alanı 6.606,37 hektar, işletmenin  ve ÇED alanı 856 hektar. 10 yıllık bir işletme yapacağını ifade ediyor.

Ayrıca 2017 yılında Avrupa Kalkınma Bankası’ndan kredi alınması ve bankanın kredi şartları için ayrı bir rapor da hazırlanmış ve bankaya gönderilmiş. Kredinin ilk diliminin alındığı söyleniyor..

AVRUPA KALKINMA BANKASI YANILTILIYOR MU?

4 açık ocakta cevher çıkarılacak. Ocakların kapasitesi 7.760.00 ton/yıl. Toplamda 75.3 milyon ton cevher çıkarılacak..

Açık ocakların boyutları;

1. Ocak 807,5 m uzunluk, 200-250 m derinlik,

2. Ocak 911,5 m uzunluk,150-200 m derinlik,

3. Ocak 588,2 m uzunluk, 150-200 m derinlik,

4. Ocak 366.9 m uzunluk,130-150 m derinlik .

Yani devasa 4 adet krater/cehennem çukuru diye tabir edebileceğimiz çukur açılacak..

EOK (Ekonomik olmayan kaya), bu alana pasa da dediğimiz prosesten geçen yani değerli madenlerin alındığı cevher yığılacak. 100 hektarlık bir alan. Bu alana 3. ve 4. Ocak açılana kadar 54 milyon m3 pasa depolanacak.

Yani devasa bir pasa dağı oluşacak. Daha sonra 1. ve 2. Ocak işlevi bitirince pasaların bu ocaklara depolanacağını söylüyorlar raporlarında. Ancak Avrupa Kalkınma Bankası için hazırlanan raporda bu ocakların daha sonra su temini için kullanacaklarını ifade etmişler. (Çukurların yağmur ve karlarla su dolacağını öngörerek.)

Su temini: Hemen belirtelim ki bu havza su zengini. Hem yerüstü hem de yeraltı su kaynakları Burhaniye’de içme ve kullanma suyu olarak kullanılıyor. Özellikle Burhaniye içerisinde mahallelerde çok sayıda çeşme var ve bu çeşmelerden Düdüklü suyu kaynağından gelen kaliteli  içme suyu akıyor. Ve ücretsiz. Düdüklü suyu  kaynağı, maden havzasında.

İlk raporda yıllık 743.230 m3 su kullanacağını kabul edilmiş. Ancak Avrupa Kalkınma Bankası’na gönderilen raporda kullanılacak su miktarı 58lt/sn. Tesis 3 vardiya ve 24 saat çalışacak. Bu durumda 1 dakikada 3.480 lt, 1 saatte 208.800 lt, 1 günde 5.011.200 lt yani 5.011,2 m3, 1 ayda 150.336 m3, 1 yılda 1.804.032 m3 su kullanılacağı söylenmiş. 10 yıl süreceğini düşünürsek toplamda 18.040.320 m3 su kullanılacak….

Suyun temini için ilk raporda 3 kuyu açılacağı ifade ediliyor. Ancak 3 kuyudan böyle büyük miktarda su temin edilemeyeceği çok açık. Dolayısı ile bu havzadaki tüm su kaynakları tehlikede. Nitekim Avrupa Kalkınma Bankası için hazırlanan raporda da kuyu sayısını 6 olarak belirtmişler.

Özellikle Avrupa Kalkınma Bankası için hazırlanan raporda (ki rapor Golder isimli bir şirket tarafından hazırlanmıştır.) Raporu hazırlayan firma en başta “Bu rapor, mevcut ÇED Raporu ve Golder’e yatırımcı tarafından verilen bilgilere dayanarak hazırlanmıştır. Golder, bu durum inceleme süreci boyunca üçüncü taraflar tarafından sağlanan bilgilerin doğruluğunu teyit edemez.” demektedir.

Bu durum, şunun için önemli; ilk ÇED hazırlık raporu ile bu rapor bazı bölümlerde ciddi çelişkiler içermekte. (Örneğin su temini). Dolayısı ile TÜMAD kamuyu yanıltmıştır. Bu kamu yöneticileri tarafından fark edilmemiş midir, yoksa göz mü yumulmuştur? Çünkü Avrupa Kalkınma Bankası’na gönderilen her iki rapor da Çevre ve Şehircilik Bakanlığı web sayfasında yayınlanmıştır. (Biz de oradan temin ettik)

Bu raporlarda Avrupa Kalkınma Bankası’nın kredi kriterleri kullanıldığı için kaçınılmaz olarak vereceği zararlar belirtilmiştir. Örneğin risk alanı içerisine Burhaniye kent merkezini, İvrindi Kent merkezini ve havzadaki yerüstü ve yeraltı su kaynaklarını göstermişler. Raporda Türkiye sınırları içerisinde olmadığından doğrudan yazmamışlar ancak Midilli adasının suyu da etki alanı içerisindedir.

Dolayısı ile TÜMAD kendi hazırladığı raporlarla nasıl bir ekolojik yıkım olacağını istemeden de olsa ortaya koymuştur.

1. DERECE DEPREM BÖLGESİ

Üstelik daha cevherin çıkarılması sırasında ortaya çıkacak ağır metaller ve patlatmalar ile oluşacak tozun bitkilere, hayvanlara ve insanlara zararları göz önüne bile alınmamıştır. Siyanürlü liç yönteminin risklerini yazmayalım bile. Üstelik de bu havza 1. derecede deprem bölgesi. Olası bir depremde yaşanacak ekolojik yıkımı düşünmek bile istemiyoruz..

Tüm bu ekolojik yıkımın yanı sıra, Edremit Körfezi’nde kıyısı olan Altınoluk, Akçay, Edremit, Burhaniye gibi yerleşim yerlerinde artan yaz nüfusu dikkate alınmadan ve kentsel atıklar ileri arıtma uygulanmadan, denize deşarj edilmektedir. Ayvalık’ta ise arıtma tesisi dört yıldır çalıştırılmamaktadır.

Hızlı ve plansız kentleşme, hayvan çiftliklerinin ve fabrikaların sayısında ve kapasitesinde artışların olması, bölgedeki  yüzey sularının /derelerin karasal kirlilikleri de beraberinde denize taşıması, suyun kirliliğinin gözle görünür ve hissedilir olmasına neden olmaktadır.

İleri arıtma yapılmadan uygulanmaya konan derin deniz deşarjı ile çukur havzası nedeniyle “Hassas” kategoride olan Edremit Körfezi denizi yakın bir gelecekte “Girilemez” duruma gelecektir. Deniz ekositeminin yok olmaması için acilen gerekli önlemler alınmalıdır.

(İleri arıtmanın uygulanması, hızlı ve plansız kentleşmenin önüne geçmek, derelerin karasal kirleticileri taşımasının önüne geçilmesi gibi.)

KAYNAK : https://www.artigercek.com/yazarlar/murat-aksoy/bir-tehlike-de-burhaniye-edremit-te-var?fbclid=IwAR21WwF995WbB-LL9gaqXBGu86RG_vOSbEdXGlWqYat0cXuwUD9OlZgH13c-Murat AKSOY

HABER : BÜLENT ÖZGEN

Social Share Buttons and Icons powered by Ultimatelysocial