Kanalistanbul plan değişikliğine itiraz zamanı

‘Ya kanal, ya İstanbul’ diyen vatandaşlar için Kanalistanbul’a bir itiraz imkanı daha doğdu. Dilekçelerin, 21 Nisan’a kadar Çevre ve Şehircilik Müdürlüklerine ulaştırılması gerekiyor. TMMOB’nin hazırladığı dilekçe örneğine bu haberin altındaki linkten ulaşabilirsiniz.

Karadeniz ile Marmara Denizi arasında açılması planan Kanalistanbul Projesinde geçtiğimiz günlerde değişikliğe gidilmişti. Çevre Düzeni Planı’nda bazı fonksiyon değişiklikleri yapılmıştı. Planda değişen fonksiyon alanlarının daha çok ticaret ve fuar alanından konuta olduğu gözlenmişti. Konunun uzmanları müteahhitlere daha fazla alan açmak olduğu yönünde açıklamalar yapmıştı. Bu son değişiklikleri karşı vatandaşların 21 Nisan 2021‘e kadar Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne itiraz hakkı bulunuyor. Bu amaçla Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği İstanbul İl Koordinasyon Kurulu projenin zararlarını içeren bir itirazdilekçesi örneği hazırladı. Son değişikliğe dair daha başka itirazıolanlarında ayrıca dilekçe yazarak itiraz merciine ulaştırmaları gerekiyor.

Kanalistanbul’un ÇED Raporuna 25 Ocak 2020-2 Şubat 2021 arasında Türkiye’nin dörtbir tarafından yüzbinlerce itiraz yağmıştı. İstanbul Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü önünde duyarlı yurttaşlar günlerce soğuk ve yağma rağmen uzun kuyruklar oluşturmuştu.

Kanal İstanbul, Rezerv Yapı Alanı 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Değişikliğine ilişkin görüş ve itirazlarınızı da 21 Nisan 2021 tarihine kadar Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü`ne iletebilirsiniz.

Dilekçe’de şunlar ifade edildi

İSTANBUL VALİLİĞİ

ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK İL MÜDÜRLÜĞÜNE

Konu: İstanbul İli, Avrupa Yakası Rezerv Yapı Alanı 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Değişikliği’ne İtiraz.

İstanbul İli Avrupa Yakası Rezerv Yapı Alanı 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Değişikliğinin, 16.03.2021 tarihinde onaylandığı ve 22.03.2021 tarihinde askıya çıkarıldığı öğrenilmiştir. Plan değişikliği tarafımızdan incelenmiş; İstanbul’un yaşam destek sistemleri olan orman alanları, ekolojik ve biyolojik değerler, tarım alanları, havzalar ve su kaynakları ve sit alanlarının yok olmasına yol açacak bu plan değişikliğine itirazlarımız aşağıda sıralanmıştır:

  1. Planlama süreçleri ve ÇED süreçleri hukuksuzdur ve bu nedenle söz konusu plan değişikliği yok hükmündedir:

Plan değişikliği, 1/100.000 ölçekli İstanbul Çevre Düzeni Planı ana kararlarıyla çelişmektedir. Bu anlamda hukuksuz ve yok hükmündedir. ÇED raporuna açılan davalar, daha önceki 1/100.000 ölçekli plan değişiklikleri, 1. 2. 3. Etap 1/5000 Ölçekli Nazım İmar Planları ve 1/1000 Ölçekli Uygulama İmar Planlarına açılan davalar devam ederken hem 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı’nda hem de 1. 2. 3. Etap 1/5000 Ölçekli Nazım İmar Planlarında ve 1/1000 Ölçekli Uygulama İmar Planlarında yapılan değişiklikler, Bakanlığın hukukun arkasından dolaşarak açılan davaları konusuz bırakma girişiminin açık bir göstergesidir. Ancak tüm bu çabalar, Kanal İstanbul Projesinin ekolojik ve ekonomik bir yıkım projesi olduğu gerçeğini ortadan kaldırmamaktadır. 

Açılan davaların sonuçlanması beklenmeden sürekli plan değişiklikleri yapılması,  iktidardan yükselen “her ne olursa olsun bu Kanal yapılacak” sesleri, hukuksuz bir sürecin halka dayatılması anlamını taşımaktadır. Yapılan plan değişiklikleri incelendiğinde, bu değişikliklerin, parsel bazında ve yeni mülkiyet sahiplerinin talepleri doğrultusunda yapıldığı açıkça görülmektedir. Bu anlamda, yapılan plan değişiklikleri, kamu yararı içermemekte, aksine özel sermaye gruplarının çıkarlarına hizmet etmektedir.

Proje, aynı zamanda Türkiye’nin taraf olduğu, başta Montrö Sözleşmesi, Ramsar Sözleşmesi ve Paris Anlaşması olmak üzere birçok uluslararası sözleşmeye aykırıdır.

  • Üst ölçekli planlama ilkeleri, plan değişikliğinde dikkate alınmamıştır; aksine çelişmektedir, plan değişikliğinin kendi plan notları ile plan arasında da tutarsızlık söz konusudur:

İstanbul Çevre Düzeni Planı’nda İstanbul’un sürdürülebilir gelişmesi açısından vazgeçilmez öneme sahip ekolojik kuşak ve koridorların ana bileşenlerinin içme suyu havzaları ve orman alanları olduğu belirtilmektedir.  İstanbul’un sürdürülebilir gelişmesi açısından vazgeçilmez öneme sahip ekolojik kuşak ve koridorların ana bileşenlerinin içme suyu havzaları ve orman alanları olduğunu açıkça belirtilmesine rağmen 1/100.000’lik plan değişikliği bu kabulle hazırlanmamıştır. Plan notları ve plan arasında tutarsızlıklar bulunmaktadır.

  • Bölgedeki ekolojik dengeyi tümüyle bozacaktır: Bölgenin tüm yaşamsal kaynakları, projeden yüksek düzeyde etkilenecektir. Karadeniz’in kıyı coğrafyası bozulacaktır. Su fakiri İstanbul’un su kaynakları yok olacaktır. Temel haklardan olan yaşam hakkı, su hakkı halkın elinden alınmaktadır.
  • Kültür mirası üzerinde yok edici etkiler yaratacaktır: Çevresel Etki Değerlendirme Raporuna göre, birçok arkeolojik alan, planın uygulanmasından yüksek derecede etkilenecektir. Planlama alanında iki antik şehir, doğal ve arkeolojik sit alanları kaybedilecektir.
  • Afet risklerini artıracaktır: Plan değişikliği, üç canlı fay hattının yer aldığı bölgede  yoğun nüfus birikimi yaratacak, böylece deprem ve tsunami riskinin etkileri büyüyecektir.
  • Katılım Gözetilmemiştir: Planın hazırlanmasında katılımı sağlamak üzere toplantı, çalıştay, duyuru gibi yöntemlerle bilgilendirme yapılmamış, yerel yönetimler, üniversiteler, meslek odaları ve sivil toplum kuruluşlarının görüşleri alınmamıştır.
  • Kentli hakkını yok sayan, toplumun ve tüm canlıların yaşam hakkını gasp eden bir projedir: Kilometrelerce genişlikte bir alanın tüm hassas ekolojik alanları, ormanları, tarım alanları, meraları, su havzaları üzerinde baskı oluşturan bu plan, bölgede yaşayan her bir canlının yaşam alanını daraltan, yaşamsal kaynaklarını elinden alan ve böylelikle yaşam hakkını gasp eden bir niteliği haizdir.
  • Proje kamuya yüksek ve önceliği olmayan sosyal ve ekonomik maliyetler yükleyecek olup bu anlamda kamu yararı içermemektedir.
  • Kanal İstanbul 1/100.000 Ölçekli Çevre Düzeni Planı Revizyonu, plan revizyon gerekçesinin kapsamından çok daha geniş bir değişiklikler bütününe sahip olduğundan, planlama ilke ve esaslarına açıkça aykırıdır. Bu nedenle, hukuken geçersizdir.

Plan revizyonu gerekçesinde sadece teknoloji geliştirme bölgesi iptal olduğu görünmektedir. Dolayısıyla ilgili revizyonun sadece bu amaçla yapılmış olması gerekmekte iken teknoloji geliştirme bölgesinin kaldırılmış olması ile ilgili herhangi bir gerekçe açıklanmamıştır. Ayrıca yeni revizyon sadece teknoloji bölgesindeki değişikliği hedef almamakta, bunun yanı sıra;

  • Karadeniz kıyısında dolgu ile oluşturulan kıyı tesisi alanının sınırları ve şekli değiştirilmekte,
  • 28.03.2018 tarihinde askıya çıkarılan İstanbul Yeni Havaalanı Akaryakıt İkmal Limanı planı da yeni 100 000’lik plan revizyonuna işlenmekte,
  • Lojistik bölge tümüyle kaldırılmakta yerine kentsel gelişme alanı konulmakta,
  • Özel proje alanlarının sınırlarında geniş kapsamlı değişiklikler yapılmakta, bu alanların büyük bir kısmı Kanal güzergahının iki yakasına çekilmekte,
  • Teknoloji geliştirme ve turizm bölgesi olarak planlanan alanın tamamı Üniversite ve kentsel gelişme alanı olarak değiştirilmekte,
  • Küçükçekmece Gölü’nün hemen kuzeyinden geçen demiryolu güzergahında değişlik meydana gelmektedir.

Sayılan bu gerekçelerle, İstanbul İli Avrupa Yakası Rezerv Yapı Alanı 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Değişikliği’ne değişikliğine itirazımın kabulü ve gereğinin yapılmasını talep ederim.

Social Share Buttons and Icons powered by Ultimatelysocial
YouTube
Instagram