Deprem uyarısı

Aydın Jeoloji Mühendisleri Odası Başkanı Hasan Kuru, deprem için yüksek riskli bölgede bulunan Aydınlıları uyardı. Kuru, bölgede yaşanacak olası bir depremin büyük çaplı bir felakete dönüşmemesi için 10 maddelik çözüm önerisi sıraladı.

İzmir‘de gerçekleşen ve birçok insanın yaşamını yitirdiği 6.9 büyüklüğündeki depremin ardından birinci derece deprem kuşağında bulunan Aydın‘da Jeoloji Mühendisleri Odası Başkanı Hasan Kuru, bir basın toplantısı düzenleyerek acilen alınması gereken önlemleri aktardı.

AYDIN’DA 3 METREYE VARAN ÇÖKÜKLER OLUŞMUŞTU

Menderes Grabeni üzerinde çöküntü havza içinde bulunan Aydın’da yaşanabilecek depremin büyük hasarlı olabileceğini kaydeden Hasan Kuru, “1895-1899 yıllarında peş peşe meydan gelen Nazilli ve Aydın depremlerinde, yaklaşık 40 km uzunluğunda fayların kırılması sonucu yer yer 3 metreye varan düşey atımlar oluşmuştur.

Bölgemiz için en yakın tarihli deprem,1955 yılında, Söke ilçesi Balat köyü yakınlarında Sazlı-Priene fay zonu üzerinde meydana gelmiştir. Depremin aletsel büyüklüğü 6.8-6.9 arasındadır” dedi.

BÜYÜK ÇAPLI BİR FELAKETE DÖNÜŞEBİLİR

İzmir’deki depremde binaların zemin koşullarına göre dizayn edilmediğini, inşaat uygulamalarının yanlış olduğunu, binada yapılan kolon kesme gibi değişimlerin olduğu tespitinde bulunan Başkan  Kuru, bu nedenle düşük ivmedeki bir depremin büyük bir afete yol açtığına dikkat çekti. 

Aydın JMO Başkanı Kuru, Aydın‘da yaşanacak olası bir depremin büyük çaplı bir felakete dönüşmesi endişesi taşıdıklarını aktardı. Yetkilileri göreve ve iş birliğine davet eden Jeoloji Mühendisleri Odası Başkanı Kuru, 10 maddeyle çözüm önerisi sundu. 

RANT VE MADDİ ÇIKARLAR ÖN PLANA ÇIKIYOR

Denetim mekanizmasının eksikliği nedeniyle Aydın’da olası bir afet ve depremde ciddi sıkıntılar yaşanılacağını söyleyen Kuru, “Mevcut durumda afetler ve sebepleriyle ilgili;

3U (Uygun alan , Uygun proje , Uygun malzeme), 1D (Tüm bu sürecin denetlenebilirliği) kuralına uymamak, toplumsal projeler ve konut projelerinde rantsal ve maddi çıkarların ön plana çıkması, TMMOB’nın mesleki denetim mekanizmalarının dışında bırakılması, yerel idarelerimizin ve yapı denetim firmalarının teknik personellere (Jeoloji mühendisi, Jeoteknik-Geoteknik mühendisi)  sahip olmaması veyahut yeter sayıda istihdam etmemeleri gibi mevcut sorunlar var.

İlgili idarelerin, devlet idareleri ve ilgili meslek odaları arasında 3U 1D kuralını uygulayabilmeleri adına işleyişi kontrol edecek ve koordinasyonu sağlayacak yönetmeliklerin olmaması  ve/veya yeterli düzeyde işleyişin sağlanamaması gibi sorunlar 1 derecede afet bölgesi sınırlarında bulunan Aydın ilimiz dahilinde gelecekte ciddi sıkıntılar yaratabileceği düşünülmektedir” dedi. 

Jeoloji Mühendisleri Odası Aydın İl Temsilcisi Hasan Kuru,“Aydın havzası yerleşim yerlerinin genellikle uygun olmayan, yer altı suyu seviyesi yüksek alüvyon sahalarda yapılaşmanın yoğunlaşması ve uygun olmayan alanlarda yapılaşmanın artması ciddi endişe kaynağı olmaktadır” diye konuştu. Aydın Jeoloji Mühendisleri Odası, 10 maddelik önerisini şu şekilde sıraladı;

  1. Yerleşim merkezlerinin planlama öncesi imar planına esas jeolojik-jeoteknik etütleri ve mikro bölgeleme etütleri ivedilikle tamamlanmalıdır.
  2. Kentleşme ve nüfus artışına paralel olarak yeni ve deprem tehlikesinin en az olduğu yerleşim alanların belirlenmesi çalışmalarına hız verilmeli, kentin gelişme aksı deprem güvenli alanlara kaydırılmalıdır.
  3. Aydın Büyükşehir Belediyesi ve diğer tüm ilçeleri kapsayacak şekilde deprem master planı çalışmalarına acilen başlanmalıdır.
  4. Fay yasası ülkemiz için artık bir zorunluluk haline gelmiştir. Yasa koyucunun düzenlemeleri beklenmeden, il-ilçe yerleşim merkezleri içerisinden geçen diri faylar paleosismolojik çalışmalara açılmalı, depremlerin oluş zamanları, tekrarlama periyotları ve konumları 1/1000 ölçekli haritalara işlenerek sakınım bantları içerisinde kalan binalar için gerekli önlemler alınmalıdır.
  5. Aydın Büyükşehir Belediyesi bünyesinde “Deprem Risk Yönetimi ve Kentsel İyileştirme Dairesi Başkanlığı”na bağlı ilgili şube müdürlükleri, eleman ve ekipman bakımından yeterli donanıma kavuşturulmalı, mevcut elemanların bilgi ve birikimleri tekrarlı eğitimlerle pekiştirilmelidir.
  6. İl ve ilçe belediyelerinde, jeoloji mühendisi istihdamı ivedilikle sağlanmalıdır.
  7. İnşaat aşamasında yapılan zemin ve temel etütleri ile etüt sonrası zemin iyileştirme işlemleri etkin kamusal denetime açık olmalı, çalışmalar arazide yerinde denetlenmeli, ayrıca yapı denetim sistemi içerisinde jeoloji mühendisleri mutlaka yer almalıdır.
  8. Özelikle 1999 yılı öncesi ruhsatlandırılmış binaların depreme karşı performansları il ilçe belediyeleri ve kamu kurumlarınca teste tabi tutularak kent sınırları içerisinde deprem güvenli yapı envanteri oluşturulmalıdır.
  9. Büyük Menderes ovası, geçmişten bugüne kadar tarım amacı ile kullanılmış, bu yönü ile mitlere, efsanelere ve özlü sözlere konu olmuştur. Ovalar, kamunun malı ve anayasanın güvencesi altındadır. Bayraklı’da meydana gelen deprem, suya doygun alüvyon zeminlerin fay olmadan da depremin büyük bir afete dönüştüğünü bir kez daha göstermişken, Şehir hastanesinin Işıklı köyü yakınlarında, ovanın ortasında inşa edilmesi akıl tutulmasıdır. Hastanenin inşası ile birlikte, yan parseller imar rantının kurbanı olacaktır.
  10. Toplumca deprem bilinci oluşturulması amacıyla anaokullarından başlayarak AFAD eğitimi, orta öğretimden başlayarak jeoloji derslerinin verilmesi son derece hayatidir.”

KAYNAK : https://ekolojibirligi.org/jeoloji-muhendisleri-odasindan-aydina-deprem-uyarisi/?fbclid=IwAR2ZMXNpus-2IVZ-GGAfe-9MAi76uBCK-dbNOw_yUhSrMpYV6H-Eno6npcc

HABER : BÜLENT ÖZGEN

Takip edin ve beğenin:
Social Share Buttons and Icons powered by Ultimatelysocial