Çalı’ya HES istemiyoruz !

Aylardır neredeyse tüm dünyada olduğu gibi memleketimizde de Covid-19’a karşı ve doğa mücadele veriliyor. Ne yazık ki pandemi ile mücadelemizin yanında mücadelesi vermek zorunda kalıyoruz. Çünkü egemenler, aç gözlü şirketler karlarına kar, sermayelerine sermaye katabilmek için doğamıza, toprağımıza, suyumuza yani yaşam alanlarımıza saldırıyorlar.

Saldada, Kaz dağlarında, Kirazlı yaylada aynı iflah olmaz mantığı görüyoruz.

Ama bizler doğa savunucuları, köyüne toprağına sahip çıkanlar, derede yüzen balıkların, ormanda yaşayan sincabın yaşama hakkını savunanlar olarak mücadeleden bir adım bile geri durmadık, durmayacağız. Doğayı talan etmekten çekinmeyen şirketler bu süreçte hem işçilerinin sağlığını hiçe saymıştır hem de bizlerin sağlığını tehdit etmiştir. Karantina günlerinde de olduğu gibi normalleşme sürecinde de mücadelemiz artarak devam edecek.

Bugün 5 Haziran dünya çevre günü. Maalesef bugünü neşe içerisinde kutlayamıyoruz. Çünkü bulunduğumuz bu toprakları savunmak zorundayız. Şu gördüğünüz yeşilin bin bir tonu yok olmasın diye buradayız. Eğer biz bugün burada olmazsak hesçi şirket yaklaşık 3 bin metrekarelik alanı betona boğacak.

Çocukken oynadığımız bu dereye giremeyeceğiz. Yazın kavurucu sıcaklığında bu ağaçların gölgesinde, bu derenin serinliğinde vakit geçiremeyeceğiz. Şu kurbağaların sesini duyamayacağız. Tek duyduğumuz santralin çark sesleri tek gördüğümüz beton yığınlar ve hüzün olacak.

Bu su bize atalarımızdan çocuklarımıza devretmemiz için miras kaldı. Bizim bu topraklara olan borcumuz var. Gördüğünüz bahçelerden günlerdir erik yiyoruz, çilek yiyoruz, yakında kiraz yiyeceğiz, vişneler olacak. Ova da meyvelerimiz olgunlaşıyor, neden hala suyumuz yok? Her yaz olan su neden bu yaz yok?

Bozulmayacak dediğiniz sulama sistemi, zarar görmeyecek dediğiniz çiftçi şimdiden zarar görüyor. Tarım bu topraklarda ilk medeniyetlerden beri devam eden bir şey. Bu topraklar birçok medeniyete ev sahipliği yapmış topraklar. Bulunduğumuz yerin 100 metre ilerisi 3. derece arkeolojik sit alanıdır.

Yaşamın devamlılığını parayla görenlere sesleniyoruz. Bunun yanlış olduğunu paranın yenmeyeceğini anlayın artık. Üretemezsek tükeniriz. Bizler bu topraklara baktığımızda cenneti görüyoruz fakat onlar baktığında sadece para görüyorlar, enerji görüyorlar, maden görüyorlar.

Peki ne uğruna tüm bu yaşananlar? Orta düzeyde bir fabrikanın tüketeceği enerjiyi üretmek uğruna mı bunca çaba. Buradaki annelerimizin ahını almaya çocuklarımızın geleceğini çalmaya değer mi? Buradaki her insanların sağlığıyla oynamaya değer mi? 5 köyün tarım için kullandığı bu suyu riske atmaya değer mi?

Bizler bu konuda çok kararlıyız. Kanımızın son damlasına kadar mücadele edeceğiz. Onlar bu dereye inemeyecek. İneceklerse de ağaçların önünde, suyumuzun önünde bu gövdeleri bu yürekleri görecekler.

Bursa Çevre Platformu bileşeni

Çalı Çevre ve Kültür Derneği

HABER : BÜLENT ÖZGEN

Takip edin ve beğenin:
Social Share Buttons and Icons powered by Ultimatelysocial