Bursa’da yurttaşların evde olmasını fırsat bilen madenci şirket ağaçları kesti

Bursa Yenişehir’de faaliyet gösteren Lübnanlı maden şirketi, koronavirüs salgını dolayısıyla insanların evde kalmasını fırsat bilerek kapasite artırımı için ağaç kesimi yaptı.
Bursa Yenişehir'de faaliyet gösteren Lübnanlı maden şirketi, koronavirüs salgını dolayısıyla insanların evde kalmasını fırsat bilerek kapasite artırımı için ağaç kesimi yaptı.

Fotoğraf: Evrensel

Bursa’nın Yenişehir ilçesi Kirazlıyayla mevkiinde faaliyet gösteren Lübnanlı maden şirketi, koronavirüs salgını dolayısıyla insanların evde kalmasını fırsat bilerek kapasite artırımı için ağaç kesimi yaptı. Ağaç kesimine bölgede bulunan köylüler karşı çıktı.

Söz konusu bölgede 2014 yılından bu yana faaliyet gösteren Meyra Madencilik şirketi, bakır-kurşun-çinko maden ocağı genişletme çalışmaları kapsamında ağaç kesmeye başlayınca köylüler bölgede eylem yaparak engel olmaya çalıştı.

AĞAÇLARI, TARIM ALANLARINI YOK ETMEK İÇİN YOLU KESTİLER    

Ağaç kesiminin yapıldığı bölgeye gitmek isteyen CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, köye giden yolun güvenlik güçleri tarafından kesildiğini söyledi.

Bursa Yenişehir'de faaliyet gösteren Lübnanlı maden şirketi, koronavirüs salgını dolayısıyla insanların evde kalmasını fırsat bilerek kapasite artırımı için ağaç kesimi yaptı.
Fotoğraf: Evrensel

Sarıbal, “Ne yazık ki iktidar bir kez daha ‘benim için koronavirüs önemli değil, koronavirüsten ölüm önemli değil, benim için kâr, rant, maden önemli. Bu nedenle ben korona morona tanımıyorum, asıl olan çıkardır, madendir, madeni çıkaran müteahhitlerdir, madencilerdir.

Ben onların çıkarını düşünüyorum. Ben onları koruyacağım’ diyor. Yani bir devletin, bir hükümetin ormanı, ağacı, köylüyü, tarım alanını koruması gerekirsen madenciyi koruyor. Mücadelemizi sürdüreceğiz. Ferman padişahın olabilir, bu topraklar bizim” dedi.

AKP İLÇE BŞK.NIN  AÇIKLAMASI :

Kaan KOÇAK’ın haberine göre ; Meyra Madencilik tarafından gerçekleştirilecek yatırıma karşı çıkan gruplara tepki gösteren AK Parti İlçe Başkanı Hatipoğlu, “Maden yatırımına yönelik iddiaların arkasında başka niyetler, yatırımları engelleme, kendi çıkarları doğrultusundan reklam yapma ve bütün bunları yaparken insanlara korku salarak ve kışkırtarak emellerine ulaşmak olduğunu gördük.

Biz inanıyoruz ki devletini seven ve onun gelişmesi için her zaman dua eden bu halk, gereken cevabı verecektir” dedi.

4.Kirazlıyayla yardımlaşma ve dayanışma derneği basın açıklaması

Firmanın 2018 yılinda 345 hektar ruhsatli alanda kurşun bakır çinko zenginleştirme tesisi ve atık barajı için ÇED sürecini başlattığı haberini aldık. 2018 Nisan ayından itibaren köy halkı olarak bu tesise itiraz ettik.    Bunun devamında Yenişehir Kaymakamlığı,   Orman Genel Müdürlüğü,  Tarım ve Orman Bakanlığı gibi kurumlara dilekçeler aracılığı ile itirazlarımızı ve endişelerimizi bildirdik.

Maalesef bizim bu çabalarımız bir işe yaramadı ve firma Mart 2019 da ÇED iznini almış oldu. Bizim bununla ilgili bir haberimiz olmadı kimse bizi bu süreçle ilgili bilgilendirmedi.

Yıllardır sadık bir AK Parti seçmeni olan bizler AK Parti Yenişehir ilçe başkanına ve o zaman belediye başkanı olan Sayın Süleyman Çelik’e pekçok kez başvurduk ama bu firmanın zararının olmadığından başka bir cevap alamadık. Ağustos , Eylül ayında çevre dernekleri ile irtibata geçtik ve o zaman ÇED e itiraz için 1 aylık yasal süre olduğunu ve bu sürenin geçtiğini öğrendik.

Çevre platformları(YEÇEP, BUÇEP, DOĞADER) TMMOB  ve Bursa Barosu konu ile ilgili bilgilenmemiz için toplantı düzenledi. İlk toplantı 16 Ekimde Yenişehir Ziraat Odasında düzenlendi. Biz ilk defa atık barajının ne olduğunu köyümüzde ne yapmak istediklerini orada öğrendik. İlk defa bize  birileri bu konuyu  anlattı. 

Biz daha sonra daha geniş kitlelerde bilgilensin diye uzmanlarimizdan, hem Kirazlıyayla’da hemde Barcın köylüleri de Barcın da bilgilendirme toplantısı düzenlemelerini istedik Bizler yöre halkı olarak bu toplantılara kadın erkek çocuk katildik çünkü geleceğimiz konuşuluyordu.

Buradan tüm destek olan çevrecilere,  STK lara ve yanımızda olan siyasi parti ve meslek odalarına teşekkur ediyoruz. Bizim bu tür faaliyetler içinde olduğumuzu duyan maden firması bir toplantı düzenlemek istediğini ve bizleri bilgilendireceğini söyledi. 26 Ekim tarihinde bizler bu toplantıya katıldık ve firmanın yalanlarından başka birşey duymadık.

Hatta buradan çıkacak atığın  maden atıkları yonetmeliğine göre 1. Sınıf tehlikeli atık sayılır denmesine rağmen “bu atığın zararsız olduğunu” madenden çıkan çinko ile “çinko haplarını yutuyorsunuz ama” gibi karşılaştırmaların yapıldığı konuşmalar takip etti.

Bizde bizleri akılsız yerine koyan firmanın düzenlediği toplantıyı protesto ederek terk ettik. Bundan sonra sesimizi yetkililere duyurmak için basın açıklamaları düzenledik. Bunları düzenlemiş gibi görünen Yenişehir Çevre Platformunun içerisinde bizlerde varız beraber karar alıp beraber uyguluyoruz  O yüzden kişiler üzerinden yürütülen linç kampanyalarını anlamıyoruz. O meydanlarda mikrofon elimizde bizlerde konuştuk. Bununla ilgili yeterli görüntü mevcuttur.

Hatta en ön safta yöre halkı olduģu için firma ihtarnameleri de biz köylülere göndermiştir.  Aramızdan 21 kişiye kadın erkek genç gözetmeden firma tarafından ihtarname gönderilmiştir. Bununla ilgili duyuru ve eylem yaptığımızda ise Firmanın sözcüsü canlı yayında biz ihtarname göndermedik yalanını söyleyebilmiştir.

Ocak ve Şubat ayında bu süreçler yaşanırken bizler kurumlara dilekçelerimizi vermeye ve firmanın başvurusu olan izinleri sorgulamaya devam ettik.

Biliyorduk ki firmanın;

1) Bursa Valiliği Yatırım izleme ve Koordinasyon Başkanlığında ilgili bölümden 1. Sınıf Gayrısıhhi müessese ruhsatı için izin başvurusu

2) DSİ 1. Bölge Müdürlüğünden İznik gölünden  yıllık 200.000 m3 su için su tahsis izin başvurusu

3) Tarım ve Orman Bakanlığı ve Tarım İl Müdürlüğünden inşaat alanı içerisinde kalacak parseller için tarım dışı kullanım izni başvurusu olduğunu biliyorduk.

Sevindirici haber Ocak ayı içerisinde geldi. Firmanın almaya çalıştığı Tarim dışı kullanım izni 2 defa reddedildi.

Bundan sonra firma bize ve beraber olduğumuz cevre gönullusu arkadaşlarimıza basın aracılığıyla linç girişimi başlattı.

En son 31 Mart tarihinde tüm ülke korona belasıyla boğuşurken bizlerin ağaçlarını kesmeye geldiler. Onlar sizler için sadece bir ağaç olabilir ama orası yıllardır bizim mesire yerimiz, köy halkı olarak toplandiğımiz, Bursa’da yaşayan çocuklarımızın haftasonları gelip nefes aldığı yer. Hemen 50 metre yukarısinda ise mezarlığimiz var. Mezarlığimizda Firmanın inşaat işlerinden dolayı kayma bile gerçekleşti.

Bizlerde devletimizin evde kal çağrısini dinlediğimiz hatta Bursada yaşayan çocuklarımızın hastalık bulaştirmamak adına bizleri ziyarete bile gelmediği günlerde  sokağa çıkmak zorunda kaldık.  Firmanın bu hamlesini biz firsatçilik olarak göruyoruz

 Bizler haklı mücadelemizi sürdürürken, Meyra Madencilik, tüm çabalarımıza rağmen köyümüz mezarlığını bölerek iş makinası ile ağaçları yıkıp ormanlarımızı kesip tahrip etti.

Dedelerimiz çok zor şartlar altında (aç kalmışlar, ormanlarda yatmışlar, Yunanla savaşmışlar) bu toprakları bu köyün çocuklarına, yani bizlere bırakmışlardır.

Bizler de çocuklarımıza, torunlarımıza nasıl aldıysak böyle teslim etmek istiyoruz.”

Kirazlıyayla’da seçmenin yüzde 97’si AK Parti’ye oy vermiştir. AK Parti Bursa milletvekilleri ve İl Başkanı Ayhan Salman’a çağrıda bulunuyorum.

“Şimdi soruyorum değerli Bursa milletvekillerim, çok değerli il başkanım, ilçe başkanım, tüm AK Parti kadroları; Kirazlıyayla’nın haklı mücadelesinin neresindesiniz?

Meyra Madencilik şirketine bu izinler nasıl verildi? Köylüyü bilgilendirmeden, köylüye sormadan, köyümüzün 150 metre yakınına, köyümüzün çıkışına bu fabrika iznini kim verdi? Bu tesis açılırsa köylü olarak hiçbir yere çıkamayacağız. Şu anda evlatlarımız olan askerlerle karşı karşıyayız. Bundan gurur mu duyuyorsunuz? Neredesiniz ? Bizim sesimizi duyun!”

Yenişehir, Bursa ve tüm Türkiye ye sesleniyoruz. Bizler köylüyüz ve bununla gurur duyuyoruz. Topraklarımız suyumuz, köyümüz  tehdit altında.  Evimizin 200 metre yakınına bu fabrikayı ve 110 dönüm alanda atık göletini yapmak istiyorlar. Bu şartlar altında biz burada nasıl yaşarız? Ne yetiştirir, nasıl geçimimizi sağlarız. Bursada yaşayan çocuklarımıza destek olsun diye ne göndeririz Uretimin durmaması bizim gibi köylerin korunmasından geçer.

Bizi duyun… Bizi duyun…

Öncelikle her zaman yanımızda duran sayın Şafak  Erdem olmak üzere sivil toplum kurumlarımız siyasi partilerimiz ve sesimize ses olan basın mensuplarımıza teşekkürlerimizi sunar kamuoyuna arz ederiz

MADEN ŞİRKETİNİN AÇIKLAMASI

Yenişehir Kirazlıyayla Köyü’nde, 1800’lü yıllarda açılıp işletilmeye başlanan maden sahasındaki tansiyon yine yükseldi. Meyra Madencilik firması tarafından işletilmeye devam edecek olan maden sahasıyla ilgili gerginlik yine tırmanmaya başladı.

Bölgede yatırım çalışmalarını sürdüren Meyra Madencilik Sözcüsü Maden Yüksek Mühendisi Dr. Mustafa Zengin, son gelişmeleri değerlendirdi. Yasal izin süreçlerini uzun zamandır tamamlamış olan ve iş planını uygulamaya çalışan maden işletmesinin büyük bir provokasyonla karşı karşıya olduğunu belirten Dr. Zengin, “Normal süreç devam ederken olayların bu noktaya gelmesiyle ilgili birçok iddia mevcut.

Bu olayları yönetenlere ve köy halkına söylenebilecek son söz ise şudur: “Yasalara uymalıyız. Tüm yasal izinlerini devletin kurumlarından almış bir yatırımın önünü kesme çabaları, size de ülkemize de bir yarar getirmeyecektir.”

Şafak ERDEM.in BASIN AÇIKLAMASI

Bu konu hakkında ilk ve son açiklamamdır. Daha öncede benim hakkımda iftiraya varan bir yazı yazılmıştı, görüyorum ki Maden firmasinı savunanların en sevdiği hedef benim. Nihat Bıçak tarafından daha önce yayınlanan iftira dolu yazı ile ilgili tekzip gönderdiģimi ve Yenişehirli hemşehrilerimizin bana o yazı üstünden gönderdiği desteği memnuniyetle takip ettiğimi ifade etmek isterim.

Kendilerine bu vasıtayla teşekkür ediyorum. Bu beyana da önümüzdeki günlerde hukuk çerçevesinde cevabımı vereceğim.

Kirazlıyayla’da yapılan bir halk mücadelesidir. Ne siyasidir ne de proveke edilmektedir. Bu açıklamayıda sırf böyle bir algı yaratılmasın diye yapmayı vazife görüyorum. Kirazlıyayla’da Ekim ayından itibaren dahil olduğum bir süreç yaşanıyor. Elimdeki dilekçe örnekleri ise köyde yaşayan insanların 2018 den itibaren belli kurumlara dilekçe vermek suretiyle itirazda bulunduklarını gösteriyor.

Halk tüm kapılar yüzlerine kapandığında bizim kapımızı çaldı. Ben de asla siyaseten değil üst kimliği yaşam hakkını savunan, doğa sever ve hayvansever biri olarak bu olayın içerisine dahil oldum. Bu süreç içerisinde platform olarak düzenlediğimiz tüm bilgilendirme toplantılarına çok değerli hocalarımız katıldı

. Bağimsiz kuruluşlar TTMMOB, meslek odaları, Bursa Barosu Çevre dernekleri sürece dahil oldu. Biz duzenledigimiz her etkinlige tüm siyasi parti başkanlarını davet ettiğimiz gibi Sayın Fikret Hatipoğlu nu da davet ettik.

Konu ile ilgili görüşmek istediğimiz de kendisine maalesef ulaşamadik. Köylülerin de bu konuda büyük bir hayalkıriklığı yaşadığını kendi ifadelerinden biliyorum. Bunu destekleyen beyanlara ulaşmak isteyenler için her yerde var.

Durum bu iken köyün büyük bir çoğunluğu hatta Bursa’da yaşayıp hafta sonları gelen çocukları bile bu işe karşıyken sanki köyde küçük bir grubu ben proveke etmişim gibi iftira atılıyor. Madene karşı diyerek olayı saptıriyorlar.


Yalnız konu o sizin göstermeye çalıştığınız gibi sadece maden meselesi değil. Orada zaten bu maden yıllardır var. Şimdi yapılmak istenen Zenginleştirme tesisi ve 110 dönüm alanda kurulacak atık havuzları. Bu kurulacak tesisin evlerine 200 metre mesafede olması, dedelerinin yattığı mezarlığın 50 mt. yakınında olması, en son ağaç kesilen yerin mesire alanları olması, firmanın sondajından sonra kuruyan göletleri.

Bu insanlar Devlete karşı çıkmak için değil yüzyıllardır olduģu gibi köylerinde sağlıklı bir şekilde yaşamak için itiraz ediyorlar.

Ben de öyle… Sadece çevre savunucusu olarak deģil seçilmiş bir belediye meclis üyesi olarak da görevim halkin yanında olmaktır. Gün siyaset yapma günü değildir tüm Yenişehir’li hemşehrilerimizi ilgilendiren bir mevzudur. Eğer siyaset yanlışa yanlış diyememekse Dünya’nın başına gelmiş en kötü şeydir.

Böyle çirkinlikleri gördükçe bu tip bir siyasetin zaten benim işim olamayacağını görüyorum. Tüm hemşehrilerimizin bu iftiralara ve linç girişimine sessiz kalmayacağını biliyorum.


Bu yazıları yazanlar, yazdıranlar açıkça bana iftira atıyorlar ve beni hedef gösteriyorlar. Kimsenin hakkı kimsede kalmaz. T.C bir hukuk devletidir. Bununla ilgili yasal süreci de başlatıyorum.

Bursa’nın Yenişehir ilçesi Kirazlıyayla mevkiinde verilen çevre mücadelesi yasal zeminde ,bir başka deyimle ; Anayasa’nın 56 ncı maddesinde belirtilen “Her Türk vatandaşı çevresini korumak ve kollamakla” mükelleftir ilkesine dayanmaktadır.

Unutmıyalım ki ağaç kesimi hava kirliliğini dolayısıyla iklim değişikliğini tetiklemektedir. Doğamıza sahip çıkalım.

KAYNAK :http://www.yenisehiryorem.com/Haber/-halk-gereken-cevabi-verecektir-/?fbclid=IwAR2MnYcwunoIYFnLZdIH9Zfi5lHRu4MRnpQbkaapim7sbPuSO9-h9UUvAj8- (Bursa/EVRENSEL)

HABER : BÜLENT ÖZGEN

Social Share Buttons and Icons powered by Ultimatelysocial
YouTube
Instagram