Bin yıldır ağaç kesilmeyen mekan altın madencilerinin kıskacında! Medeniyete yeşil mesaj: Bozayıt Dede.

Bergama’dan Kozak Yaylasına doğru yol alırken ilk köy Yerlitahtacı. Tahtacı Alevi inancını yaşayan vatandaşların yaşadığı köyün başı bugünlerde açılmak istenen altın madeni ile dertte. Köyün çevresindeki meyilli arazide birbiri ardına onlarca çeşme sıralarınıyor. Sular  hayat saçıyor. Bergama İlçesi’ninde içme suyu  yapılan yatırımla kaynak suyu kalitesinde bu bölgeden karşılanıyor. Bu sebeple Bergamalılar damacana suya mahkum olmuyor. Bu kendi halinde, kendine yeten çevresinin su  kaynağı yörede bir altın madeni açılmak istenmiş. Yerlitahtacıya 2 km mesafadeki 700 hektar arazide sadece 460 kg  altın rezervi çıkarılmak istenmiş. Açılan davada mahkeme madene geçit vermemiş. Vazgeçmeyen madenciler, ikinci başvurularını yakındaki bir başka köy olan Kapulu Kaya üzerinden yapmışlar. Adaletin sağlıklı işlediği bir ülkede, yargı kararı olan bir proje hakkında ikinci başvurunun hileli olduğuna hemen karar verilmesi gerekiyor. Ancak sizin de tahmin ettiğiniz gibi Türkiye’de böyle olmadı. İkinci başvuru için de yetkili makamlardan izin çıktı. Tabii ki Köyün aktif Muhtarı Veli Mantar ve vatandaşlar madenin peşini bırakmayacak. Kozak  Yaylası gibi çam fıstığı üretiminin büyük bölümünün yapıldığı bir çoğrafyada maden açılmasının sebebi çıkarılacak cevheri yakındaki Bergama Ovacık Altın Madenine taşıyarak işlemek. Köylülerin 30 senelik mücadelede iki ayrı mahkeme kararına rağmen idari kararlarla yaşatılan Ovacıkta artık rezerv bitti.

Altın madenleri rezervi bitse de bir kimya tesisi olarak mümkün olduğunda açık tutulmak isteniyor. Zehir yükü daha da artıyor. Aslında bu durum çevresel etki değerlendirme mantığına aykırı. 3. Atık Havuzuna aldığı izin yargıda olan Ovacık artık Kozak Yaylasında açılacak yeni madenlerin işleme üssü yapılmak isteniyor.

Yerlitahtacı Köyünde korunması gereken  öyle  bir  mekan var ki  geleceği anlamlı bir çevre mesajı veriyor. Köyün 200 metre üzerindeki bir tepede Bayazıt (Bozayıt) Dede Makamı denilen bir  yatır var. Köylüler buradan bir  kıymık dahi almıyor. Ağaçlar, ömürleri gelince kendiğilinden yıkılıyor. Devrilen ağaçların tabii olarak çürümesi bekleniyor. Eski zamanda geliri ahşap işlemeciliğinden sağlayan insanlar, sadece ihtiyaçları kadar tüketmenin bir örneğini yüzyıllarca yaşamışlar. Muhtar Veli Mantar bir ağaç  kesileceği zaman en  yaşlı ağacın tercih edilerek  ağaçtan niyaz alındığını anlatıyor. Bu belkide insanların kendi medeniyetlerine büyük zarar verdiklerinden sonra zoraki olarak gelebilecekleri ‘ihtiyaç kadar tüket’ anlayışının geçmişten hikmetli bir tezahürü.

Binlerce senedir dokunulmayan ormanda ilginç manzaralar ortaya çıkmış.
Takip edin ve beğenin:
Social Share Buttons and Icons powered by Ultimatelysocial