Bergama Ovacık Altın Madeni atıklarını sığdıracak yer bulamıyor

Bergama Altın Madeni Karşıtı Mücadele Kronolojik Süreç

  • 1989’da Eurogold Türkiye’de çoğu MTA’nın araştırmaları ve uydu verileri ile belirlenen 560 altın maden sahasından biri olan Bergama Ovacığın ruhsatını aldı.
  • TRT 2’de bir altın madeninin atık barajı çökmesiyle ilgili belgeseli izleyen ODTÜ Mezunu Mühendis 35 yaşındaki Bergama Belediye Başkanı Sefa Taşkın araştırmalarına başladı.
  • Akademisyen ve avukatların katılımıyla bir sivil inisiyatif kuruldu
  • Madenden etkilenecek 17 köyün muhtarı ile haftalık toplantılar başladı
  • 1996’da ilk defa madenci firma maden bölgesinde yaklaşık 4000 tane ağacı sabaha karşı kesti.
  • Bergamalı köylüler aynı gün daha önce planlayarak İzmir – Çanakkale yolunu 6 saat trafiğe kapattılar.
  • Bergamalı köylülerin arasından seçilen Oktay Konyar’ın liderliğini yaptığı Bergama Çevre Yürütme Kurulu oluşturuldu.
  • Bu kurul 90’ın üzerinde eylem yaptı.

25 Kasım 1996’da köylüler Bergama sokaklarında yağmur altında, cenaze marşı eşliğinde bir yürüyüş yaptı.  Aralık 1996’da yüzlerce köylü erkek üstleri soyunuk olarak, Bergama sokaklarında bildiri dağıttı. Bu süreçte Oktay Konyar’a ‘Asteriks’, eylemlere çizgili pijamasıyla katılan Bergamalı Bayram Yıldız’a ise ‘Hopdediks’ lakabı takılmıştı. Nisan 1997’de dört binden fazla köylü maden sahasını işgal etti.   Mayıs 1997’de 25 otobüsü dolduran köylüler gece yarısı gizlice Ankara’ya gitti. Siyasi partileri ziyaret etti.

Köylülerden Bayram Kuzu’yu kamuoyu Hopdediks lakabıyla tanıdı

Kasım 1994’te Bergamalı 652 yurttaş adına İzmir İdare Mahkemesi’nde dava açıldı. Bilirkişi raporu aleyhte geldi. Mahkeme davayı reddetti. 1997’de Danıştay, aleyhte rapora rağmen Anayasa’daki 17. madde, Yaşama Hakkı ve 56. madde Sağlıklı ve Dengeli Bir Çevrede Yaşama Hakkı’na dayanarak bu bölgede altın madeni işletilmesinin köylülerin, çevre, sağlıkları ve geleceği açısından ciddi riskler oluşturduğu için faaliyetinin iptaline karar verdi.  İzmir İdare Mahkemesi de bu karara uymak zorunda kaldı. Ancak şirket kararı uygulamak yerine faaliyetlerini hızlandırdı.

Maden 22 senelik hukuk mücadelesi içinde kez kapatıldı. İlkinde, 2 Nisan 2002’de 24 saatten az süre mühürlü kaldı. Ardından 19 Ağustos 2004’te kapatıldı ve 20 Mayıs 2005’te tekrar açıldı. O günden beri işletiliyor. İki defa yeni ÇED süreci işleterek kapasite artırdı. Bunlar dâhil olmak üzere çeşitli idari izinler hakkında 40’ yakın idari dava açıldı. Bu arada sahada yeni rezerv sahaları açıldı. Atık havuzları ve pasa sahaları yapıldı.

10 Kasım 2004 tarihinde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi 2. ve 8. maddelerinin ihlali kararı verdi. Köylüler 3 biner Euro tazminat aldı.

Bergamalı Köylüler, 27 Mart 2002’de ‘altıncıları süpüreceğiz’ diyerek süpürgeleriyle Boğaziçi Köprüsü’nde eylem yapmışlardı.

Son olarak Bergama Belediyesi, İzmir Barosu, İzmir Tabip Odası, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Metalürji ve Malzeme Mühendisleri Odası, TMMOB Kimya Mühendisleri Odası, Ege Çevre ve Kültür Platformu (Egeçep), Yeşil Artvin Derneği ile 122 vatandaş tarafından, FETÖ/PDY operasyonları kapsamında el konulup, kayyum atanan Koza Altın İşletmeleri A.Ş.’nin Bergama Ovacık’taki altın madenine verilen ÇED olumlu belgesinin iptali için İzmir 6. İdare Mahkemesi’nde dava açıldı. İlk ikisi dolduğu için 3. Atık Barajı için hazırlanan ÇED’e açılan davada bilirkişi incelemesi yapıldı. Deniz seviyesinin altına inilen madenin yer altı sularını azalttığı ve kirlettiği iddia ediliyor.

Atıklar maden sahasına sığmayınca inşa edilen yeni atık havuzu (Nisan/2018)

Madenle ilgili yapılan değerlendirmelerde 2005 ve 2006’da Bergama Köylülerine, maden şirketi tarafından organize edilen sert müdahale ve köylülerin madende çalışması sebebiyle direniş zayıfladı.

Bergama Çevre Platformu Sözcüsü Erol Engel, keşif heyetine bölgeye yakın olan yerleşim alanlarında kanser taraması yapmaları önerisinde bulunduklarını söyledi. Yıllardır çalıştırılan madenin bölgedeki bitki örtüsünü de katlettiğini öne süren Engel, flora ve faunanın toprağının değiştirilip, ilaçla birkaç ay yaşatıldığını ileri sürdü. Ayrıca, bölgeye yakın yerleşim alanlarında yaşayan vatandaşların kanser hastalıklarına yakalandığını kaydeden Engel, madenin etkisinin araştırılması için halkın sağlık taramasından geçirilmesi gerektiğini vurguladı.

Doktora tezini Bergama’da sivil itaatsizlik üzerine yazan Sosyolog Dr. Baran Alp Uncu, STK’ların yürüttüğü birçok çevre kampanyasından farklı olarak yerel halkın hareketin asıl taşıyıcısı olması ve Türkiye’nin toplumsal hareketler repertuvarına yeni protesto biçimleri sokan şiddetsiz sivil itaatsizlik eylemlerinin Bergama’yı ayırt eden özellikler olduğunu belirtiyor. Uncu ’ya göre Bergama’nın bir diğer özelliği de ilk defa yerel mücadeleyle eş zamanlı olarak akademisyenler, hukukçular, meslek odaları ve çevre örgütlerini bir araya getiren uluslararası bir dayanışma ağı örülmüş olmasıydı.

 

Bir cevap yazın

Social Share Buttons and Icons powered by Ultimatelysocial
YouTube
Instagram